|
Zihinsel
Engelli Çocuklarda Beden Eğitimi
Zihinsel engelli çocukların eğitimi ile ilgili
çaba ve deneyimlere dikkat edildiğinde bir soru
akla gelebilir. "Zihinsel engelli çocuk da
normal gelişim gösteren çocuklar gibi kendini
bilme ve anlama ihtiyacında mıdır?" Büyüme
gelişmenin sınırları hala bilinmediğinden toplumun
da bu konudaki önyargıları önemsenmediğinde hiçbir
şeyin olanaksız olmadığı söylenebilir. Bu konuda
olumlu düşünmeye devam edecek olursak zihinsel
engelli çocukların, normal çocuklardan farklı
olmaktan çok onlara benzediğini düşünebiliriz.
Bu düşüncelere dayanarak zihinsel engelli çocuğa
bireysel potansiyelini geliştirmesi ve böylece
kendini tanıtması ve anlaması anlamlı deneyimler
kazanmasını sağlayacak eğitsel yardımlar yapılabileceğini
söyleyebiliriz.
Zihinsel engelli çocuklarla çalışırken önce bireysel
değer duygusunun geliştirilmesi gerekir. Çocuk
"Bana ihtiyaç var, ben isteniyorum, ben seviliyorum"
şeklinde düşünmelidir. Bu duygunun etkili bir
şekilde geliştirilmesi çocuk ile eğitici arasında
önemli duygusal ve tepkisel ilişkinin doğmasına
neden olur. Bu olumlu düşünce ve yaklaşım ile
çocuğun hareket deneyimleri ile bireysel potansiyeli
ortaya çıkarılabilir.
Amaçlı ve anlamlı biçimde düzenlenen hareket
eğitimi programları çocuğun duygusal, toplumsal
ve psikosomatik yönlerini etkiler. Hareket kavramı,
spor, oyun, dans, alıştırma ve keşfedici hareketleri
kapsar. Kısacası tüm insan hareketleri bu anlamdadır.
Hareketler yolu ile elde edilen bu deneyimler
kendi başlarına bir amaç değil büyüme ve gelişmede
sürekli ve etkili temel bir araç olarak düşünülmelidir.
Zihinsel engelli çocuklarda büyüme ve gelişmeyi
etkileyen önemli eğitsel yardımlardan biri de
hareket deneyimlerinin kazandırıldığı beden eğitimi
programlarıdır. Bu programların uygulanmasında
pek çok güçlükler ile karşılaşılabilir. Uygun
bir salonun bulunmayışı, yetersiz aletler, bu
konuda yetişmiş bir öğretmenin bulunamayışı gibi
nedenler ile bu tip etkinliklere etkin katılım
sağlanamayabilir. Tüm güçlüklere rağmen çocukların
genel gelişimine büyük katkılarına inandığımız
beden eğitimi
programlarının mutlaka uygulanması gerekmektedir.
Bu programlar sırasında çocuk, program, eğitici
konularında sürekli değerlendirmeler yapılarak,
etkili programların ve tekniklerin ortaya çıkarılması
mümkündür. Öğretmenler çocuk ile sıcak ilişki
kurup onlara güven verecek şekilde tepkilerini
ayarlamalı, çalışmalar sırasında çocukların kendi
vücut parçalarını tanımalarına yardımcı olmalıdırlar.
Ayrıca çocuklarda bireysel farklılıklar göz önünde
bulundurularak, hareketler basitten zora, oyun
düzeninden kurallı hareketlere doğru düzenlenmelidir.
Öğretmen hareketler sırasında çok iyi model olmalıdır.
Kısa komutlar vererek ve sinyal araçlarından yararlanarak
hareketin başlangıç ve bitiş noktalarını belirtmelidir.
Hareket öğretimi sırasında öğretmen, çocuğun emniyetini
sağlamalı, fiziksel olarak yakın olmalı, çocuğu
cesaretlendirmeli ve hareketin sonunda çocuğu
ödüllendirmelidir.
Bir beden eğitimi programında üç aşamadan geçilir.
1. Harekete sürükleyici etkinlikler: Çalışmalara
genellikle harekete sürükleyici etkinlikler ile
başlanır. Yürüme, koşma, sıçrama gibi zindelik
verici hoşa giden aktiviteler yapılır. Uygun vücut
tutuluşu ve doğru hareket yeteneği kazanılan bu
hareketler, mümkün olduğu kadar çeşitli olmalıdır.
Aynı zamanda çalışmanın bu aşamasında neşeli bir
atmosfer ve canlılık olmalıdır. Bu aşamayı takiben
işlevsel egzersizler yaptırılmalıdır.
2. İşlevsel egzersizler: İşlevsel egzersizler
eklemleri hareketlendirme, kasları güçlendirme
için yapılan hareketlerdir. Öğretmen hareketlerin
amaca ulaşması için kontrollü olmalı ve hareketlerin
canlı bir biçimde yapılmasını sağlamalıdır. Hareketler
sırasında eller, kollar, omuzlar, bel, kalça,
bacaklar, ayak bilekleri ve ayaklar çalıştırılmalıdır.
Hareketlerde eklemleri çalıştırmanın yanı sıra
esnekliğe de yer verilmesi gerekir. Hareketler
taklidi yaptırılabilir. Ayrıca çeşitli küçük aletler
de kullanılabilir.
Hareket dizileri program boyunca basitten, zora
doğru seçilir. Hareket dizileri farklı vücut parçalarına
ait olabilir. Çocuklar bir diziyi iyice öğrendikten
sonra diğer bir diziye geçilebilir.
3. Grup etkinlikleri: Grup etkinlikleri çalışmanın
en önemli aşamasıdır. Çocukların yaş düzeyleri,
gelişimsel özellikleri göz önüne alınarak, gelişimi
destekleyen ve oldukça fazla beceriyi içeren çalışmalar
planlanabilir. Bu bölümde yaş ve gelişimsel düzeye
uygun olarak beden eğitiminin herhangi bir dalı
ile ilgili uygulamalar yaptırılabilir.
Yeteneklerine ve gelişimsel özelliklerine göre
çocuklar gruplara ayrılır. Yeteneklerde farklılık
bile olsa öğretmen alt ve üst düzeylerde hareket
yaptırabilir. Çalışmalar sırasında gelişmiş çocuklar
diğerlerine yardımcı olabilirler. Böylece çocuklara
işbirliği yapmaları için fırsat tanınır.
Ayrıca, öğretmen hareketler sırasında çocuklara
başarılı olduklarını sık sık hissettirmelidir.
Genel olarak grup etkinliklerinin avantajları
şunlardır. Hareketlerde çeşitlilik vardır. Sınırlı
araçlardan en iyi şekilde yararlanılır, çocuklara
daha çok alıştırma olanağı verilir. Çalışmalarda
grup ne kadar küçük olursa çalışma da o ölçüde
başarılı olur.
Doç.Dr. Nergis GÜVEN
Not:
Daha önceki bültenlerimizde
yayınladığımız konular için tıklayın!
Yukarı
Nice
Mutlu Yıllara!

İçimizden
Biri...
23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Önümüzde bir bayram sevinci var yaşanacak çocuklarımızın.
Kimi mutlu kimi hüzün dolu. Kimi belki de düşünecek
bayram sevinci yaşarken, bombaların altında bayram
göremeyen kardeşlerini.
Sıcak ve gergin günlerin yaşandığı bugünlerde
değişmeyen bir şeyler var yine diye düşünüyor
insan. Ve bir çocuk geçmişten bir şiir mırıldanıyor
sanki beynimizde.
KIZ ÇOCUĞU
Kapıları çalan benim, kapıları
birer birer.
Gözünüze görünemem, göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli oluyor
bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki kağıt gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı, teyze,
amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin, Şeker de yiyebilsinler.
N. Hikmet (1956)
Bir bayramı daha çocuklarımızla böyle karşılıyoruz.
Ulusal Egemenliğimiz ve geleceğimiz çocuklar;
her ikisini de birbirine ne güzel yakıştırmış
Mustafa Kemal. Ve bizler her ikisine de ne kadar
uzağız!
Düşler ve Umutlar
Duyduk ki Çinli engellilerin gösterileri "My
Dream" varmış. Merak etti kimimiz seyrettik
doyasıya. Engellerine rağmen nasıl gerçekleştirdiklerini
gördük düşlerini. Kimimiz izledik uzaktan, düşlerin
gerçekleşmesi korkumuzdan.
Ne kadar yakın düşlerin geçekleştirilmesi bazen
ve ne kadar uzak kimi zaman. İnandılar ve ortak
düşlerini gerçekleştirdiler. Kimimiz şaşırdı,
kimimiz hüzünlendi kendi çocuğuna bakarak "
Demek ki düş değilmiş inandıkları" dedik
içimizden.
Birileri geldi, başardı ve gitti. Bir yenisini
görene dek hafızalarımızın derinliklerine atacağız
belki de gördüklerimizi, hatırladıkça içimiz acımasın
diye. Ne rahattık halbuki kendi köşemizde. Kaderimize
razı yaşarken huzur içinde. Şimdi yeniden umudumuzu
dürttüler.
Bir şeyler yapmalı, düşleri gerçekleştirmeli!
Baştan başlamalı her şeye. İşin kolayına kaçmadan
ama. Ve yaşama sevincini yitirmeden. Umudu dürtmeli,
umutsuzluğu yatıştırmalı.
Erdal ÖZKAN
Yukarı
|