|
Çocuk ve Sorumluluk
(Nisan 2002 Sayı: 14)
Sorumluluk; bireyin yaş, cinsiyet ve gelişim düzeyine
uygun olarak yüklendiği -yüklenmek zorunda olduğu-
görevleri yerine getirmesidir. Bu duygu erken
çocukluk devrelerinden itibaren çocukta gelişir.
İletişim çatışmalarının nedenlerinden biri de
birey olarak sınırlarımızı ve sorumluluklarımızı
bilmemekten kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çocuk
yetiştirirken dikkat etmemiz gereken en önemli
noktalardan biri, çocuklarımıza neyi, ne zaman
ve nasıl yapacaklarını (yani sınırlılıkları) ve
davranışlarının sorumluluğunu almayı öğretmektir.
Aile içinde sınır ve sorumluluklarının bilincinde
olan çocuklar yarın toplum içinde de kendi sorumluluklarını
üstlenen, başkasının haklarına saygı gösteren
yetişkinler olacaklardır.
Ebeveynler olarak neler yapmalıyız?
1. Mesajınızı iletin: öncelikle çocuğunuzun, sizin
ondan ne istediğinizi net ve açık bir şekilde
bilsin. Örneğin;
Kardeşinle kavga etmeni istemiyorum.
Odanı toplamalısın.
Her gün bir saat ders çalışmanı istiyorum.
2. Şimdiye dek kullandığınız ve bir işe yaramayan
cezalandırma yöntemlerini bırakın.
3. Çocuğunuza, istediğinizi yapmaz ise sonucun
ne olacağını ve bundan da kendisinin sorumlu olduğunu
söyleyin. Örneğin;
Kardeşinle kavga edersen sinemaya gidemezsin.
Odanı toplamazsan arkadaşlarınla buluşamazsın.
4. Söylediğiniz sözün arkasında durun ve asla
yerine getiremeyeceğiniz sözler sarf etmeyin.
Büyük olasılıkla çocuğunuz ısrarla istemediğiniz
şekilde davranacaktır. Ancak sizin dediklerinizi
yapacağından emin olursa davranışını değiştirecektir.
Siz tutarlı ve kararlı olduğunuz sürece çocuğunuz
davranışlarının sonucundan kendisinin sorumlu
olduğunu ve yapması gereken bir işi yapmazsa sonuçlarına
katlanması gerektiğini öğrenecektir.
Bunların yanı sıra çocuğunuza ufak sorumluluklar
yükleyin ve onları gerçekleştirmesinde kendisine
yardımcı olun. Bu sorumlulukların üstesinden gelme
yeteneğini gösterirse onu taktir etmeniz, ilgi
ve şefkatinizin artması yanında birde bir işi
başarmış olmanın doğuracağı mutluluk ve gurur
duygusu ona cesaret verecek ve gittikçe daha önemli
sorumluluklar yüklenmeye yöneltecektir. Sorumluluk
alanlarında çocuğun çabalarına saygı gösterip
kendi başına düşünüp sorunları çözmesi sağlanmalıdır.
Bu arada ebeveynlerin bir sorumluluk duygusu kavramına
sahip olduğunu göstermesi ve tutarlı davranışlar
sergilemesi çocuk üzerinde son derece belirgin
bir etkiye sahip olacaktır.
Pedagog Arzu Akyüz
Çocuklarda Disiplin
Uygulaması
Disiplin; çocuk eğitiminin önemli bir parçasıdır.
İlgi alanı ise davranışı etkili bir şekilde ele
almaktır. Bu nedenle disiplin çocuğun gelişiminde
önemli bir rol oynar. Disiplinin üç temel amacı
vardır. Bunlar:
1-Sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek
2-Benlik değerinin temelini atmak
3-Başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine
saygı göstererek model görevini gerçekleştirmek
olarak sınırlanabilir.
Disiplin aile içindeki denge ve düzenin oluşturulmasında
büyük önem taşır. Ancak disiplin çoğunlukla "cezalandırma"
ile eşdeğer zannedilir. Her ne kadar bu kelime
kuralcılık anlamına gelse de, disiplin gerçek
anlamda çocuğun topluma uyumu üzerine yoğunlaşmakta
ve davranışlarını yönlendirmeyi amaçlamaktır.
Disiplin; çocuğa istenen davranış alışkanlıklarını
öğretmek, kendi kendini yani iç denetimini sağlamaktır.
Bu ise dıştan zorlamayla olmaz. Önemli olan içselleşmiş
bir sorumluluk duygusunun çocukta oluşturulmasıdır.
Gelişim süreci içinde çocuk, zihinsel gelişimi
için ilgileneceği bir faaliyet arar. Sıkıldığında
yaptığı bazı davranışlar, yaramazlık ve zarar
verici davranış olarak adlandırılır. Oysa çocuk
hiçbir şey yapmamaktansa zaman zaman kötü şeyler
yaşamayı yeğler, başka bir deyişle ona göre herhangi
bir uyarım veya heyecan, canını acıtacak türden
de olsa hiç yoktan iyidir.
Çocuk disipline alıştırılırken, onun gelişimine
bağlı sınırlılıklar göz önüne alınmalıdır. Özellikle
erken çocukluk yıllarında çocuğun ihtiyacını belirlemek
ve davranışın altındaki nedeni bularak davranışın
değişimini sağlamak anne baba kadar çocuğu da
tatmin eder. Benlik kontrolü ve anne babanın isteklerine
cevap verebilme yeteneği zamanla kazanılır. Anne-baba
uygun davranışı sergilemesi için çocuğa model
oluşturarak, sınırlarını belirleyerek, açıklama
yaparak yardımcı olabilir. İstenmeyen davranış
karşısında hoşnutsuzluğun belirtilmesi çok zorunlu
hallerde cezaya başvurulması beklenir. İstenen
davranışı sergilediğindeyse olumlu yüz ifadesi
ve övücü sözlerle değerlendirilmesi, çocuğun davranışının
şekillendirilmesinde etkili olabilir.
Disiplin, tutarlık-esneklik ikilemlerini içerir.
Bir yandan çocuğa kurallar tutarlı bir şekilde
verilmeli aynı zamanda çocuğa biraz da esneklik
payı tanınmalıdır. Örneğin, okulöncesi çocuğu
kazağını asmayı unutabilir. Böyle durumlarda yetişkin
esnek davranabilmeli ve kabul edici ve hoşgörülü
bir davranışla karşılıklı güven ilişkisi sağlanmalıdır.
Zor ve şiddet kullanarak davranış yönlendirmeyi
amaçlayan anne-baba,
a-Çocuğun kendilerine karşı öfke korku ve kızgınlık
içinde olmasına sebep olur.
b-Çocuğa saldırgan olmayı ve sorunları şiddet
yoluyla çözmeyi öğretir.
c-Zayıf vicdan ve ahlak gelişimine neden olur.
Çocuğa disiplin bilinci verilirken, istenmeyen
bir davranış olduğunda çocuğa ceza yerine başka
seçenekler sunulmalıdır. Yetişkinin koyduğu kurallar
açık, basit ve uygulanabilir olmalıdır. Aynı zamanda
çocuk yönlendirilirken tutarlı davranmalı ve olumlu
davranışlar övülmelidir. Tutarsız olduğunuz süre,
ne kadar ileri gidebileceğinizi denemek için,
çocuğunuz pek çok davranışında davranış bozukluğu
gösterecektir. Sizi Õçılgına çevirmekÕ için elinden
geleni yaptığını sanabilirsiniz, oysaki amacı
hiçbir şekilde sizi tedirgin etmek değildir. Çocuğunuz
yalnızca kurallar tarafından korunup korunamayacağını
anlamak için deneyler yapmaktadır. Rahatlaması,
sizin tutarlı davranışlarınız aracılığıyla ona
yeterince güçlü ve kendisiyle ilgili olduğunuzu
hissettirmenize bağlıdır.
Davranışı yönlendirirken yapılan ilk hata, yanlış
davranışı görmezden gelme, ikinci hataysa ilk
çare olarak cezaya başvurmaktır. Eğer çocuk yanlış
davranışta bulunuyorsa bir nedeni vardır. Çocuk
bunu ifade edecek yaştaysa onu dinlemeli, daha
küçükse bu davranışın altındaki nedenler tahmine
çalışılmalıdır. Yaramazlık yapan çocuk bir ihtiyacı
dile getirmek -anne ve babanın dikkatini çekmek-
için bu davranışı gerçekleştirmektedir. Eğer çocukla
iletişim kurulup, olumsuz davranışı konusunda
onu uyardıktan sonra da davranış devam ediyorsa,
burada anne babaya yönelik bir amaç ya da mesaj
vardır. Çocuk ebeveynin hoşlanmadığı davranışla
onu cezalandırmaktır.
Kabul edilmez bir davranışla karşılaşıldığında
onun yerine kabul edilir bir davranışı koymak
yerinde olur. Örneğin; cam sürahiyle oynayan çocuğa
kızmak-ya da saklamak- yerine, aynı büyüklükteki
plastikle oynamasına izin vermek gibi. Bir diğer
önemli nokta, çocuklar anne ve babalarının tüm
davranışlarını aynen kopya ederler. Korku ve kaygılarını
da, coşku ve olumlu huylarını da. Çocuklar modelden
taklit yoluyla öğrenirler. Onlar için ÒeylemÓ
ÒsözdenÓ daha etkilidir. Çocuk duyduğunu değil,
gördüğünü öğrenir ve uygular.
Gelişimsel geriliği olan çocuklarda ise değiştirilmek
istenen davranışlar tutarlı, dengeli ve sevgi
dolu bir yaklaşımla değiştirilebilir. Olumsuz
bir davranışın değiştirilerek, olumlu bir davranış
halini alması belki daha uzun zaman alacaktır.
Başlangıç aşamasında, istenmeyen davranış düzelme
gösterene kadar daha sık tekrarlanabilir. Ancak
tutarlılık ve süreklilik, çocuğa olumlu davranışların
kazandırılmasında ebeveyne yardımcı önemli faktörlerdir.
Bilinmelidir ki, yeni davranışlar küçük, kararlı
ve tutarlı adımlarla yetişkin bir model eşliğinde
kazanılabilecektir. Ayrıca, birlikte olunan zamanlarda
gerçekleşebilecek istenmeyen davranışların görmezden
gelinmesi ve iyi davranışların övülmesi, yeni
davranışların kazanılmasına yardımcı olacaktır.
Unutulmaması gereken en önemli kural, çocuğa
uygulanan disiplini sevgi temeli üzerine inşa
etmektir.
Pedagog Arzu AKYÜZ
Not: Haluk Yavuzer, "Çocuk
Eğitimi El Kitabı" yararlanılabilecek bir
kitap.
<<
Bir önceki sayfa
|