Down Sendromu Nedir?
Özel Eğitim
Fizyoterapi
Dil Terapisi
Sık Sorulan Sorular
Aylık Bülten
Arşiv

 

 


Ördekkasap Mah. Aşağı Gureba Cad. Bezmialem Sok. Cevahiroğlu Apt. No:16 Çapa - İstanbul

Tel.: +90 212 534 70 33

BankaHesap No.:
Vakıfbank Kuyubaşı Şb.
Hesap No.: 41357

Oluşturma tarihi
29.12.2001
Güncelleme tarihi
15.06.2002

designed by Murat Özkan

 
 
 
 


     Nisan 2003


Bizden haberler
Ayın Konusu: Zihinsel Engelli Çocuklarda Beden Eğitimi
Nice Mutlu Yıllara!
İçimizden Biri... 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


Merhaba dostlar,
Ne yazık ki yakınımızda bir savaş yaşanmakta ve bu süreç bizleri de olumsuz olarak etkilemekte. Yaşadığımız dünyanın farklılıklar karşısında ki ayrımcı ve önyargılı tavrını gördükçe, bizler de kendimizi sorguluyor muyuz?

Çocuklarımızı yetiştirmeye, geliştirmeye çalışırken, bu sürecin bizleri de ne kadar olumlu değiştirdiğinin farkında mıyız? Hayata daha sıkı sarıldığımızın, farklılıklara - hangi konuda olursa olsun - daha hoşgörülü baktığımızın. Daha bir insan olduğumuzun. İşte dünyayı bu güzellikler kurtaracak. Dileriz bir daha savaş kelimesi aklımızın ucuna bile gelmeyecek.

İçimizden biri köşesinde gündemle örtüşen bir yazı yer alıyor. Bugünler için oldukça anlamlı bu yazıyı gönderdiği için Erdal Özkan'a teşekkürler.

Bu sayımızda çocuklarımızın bedensel gelişimlerine ilişkin "Zihinsel Engelli Çocuklarda Beden Eğitimi" başlıklı yazıyı bulacaksınız. Bedensel gelişimlerinin zihinsel gelişimlerine olan olumlu katkısı bilimsel bir gerçek. Ayrıca bireysel sporların yanı sıra takım sporlarının önemini de göz ardı edilmemeli. Bu nedenle çocuklarımızın mutlaka sportif aktivitelerin içinde yer almasını sağlamalıyız.

Son zamanlarda adres değişikliğinden dolayı bülten iadeleri olmaktadır. Ailelerimizin değişikliklerden bizleri de haberdar ederlerse seviniriz.

Bu ay ki periyodik aile toplantımız 4 mayız Pazar gününe ertelenmiştir. Toplantı saat 13.00' de vakıf merkezimizde gerçekleştirilecektir. Konu, Down Sendromlu çocuklarda konuşma ve dil gelişimi, ve bu gelişimdeki gecikmeler. Konuğumuz Pediatrik Konuşma ve Dil Bozuklukları Uzmanı sayın Ayşegül TURAN.

DoSt Yaşam Down Sendromu Vakfı

Yukarı


 

Zihinsel Engelli Çocuklarda Beden Eğitimi

Zihinsel engelli çocukların eğitimi ile ilgili çaba ve deneyimlere dikkat edildiğinde bir soru akla gelebilir. "Zihinsel engelli çocuk da normal gelişim gösteren çocuklar gibi kendini bilme ve anlama ihtiyacında mıdır?" Büyüme gelişmenin sınırları hala bilinmediğinden toplumun da bu konudaki önyargıları önemsenmediğinde hiçbir şeyin olanaksız olmadığı söylenebilir. Bu konuda olumlu düşünmeye devam edecek olursak zihinsel engelli çocukların, normal çocuklardan farklı olmaktan çok onlara benzediğini düşünebiliriz.

Bu düşüncelere dayanarak zihinsel engelli çocuğa bireysel potansiyelini geliştirmesi ve böylece kendini tanıtması ve anlaması anlamlı deneyimler kazanmasını sağlayacak eğitsel yardımlar yapılabileceğini söyleyebiliriz.

Zihinsel engelli çocuklarla çalışırken önce bireysel değer duygusunun geliştirilmesi gerekir. Çocuk "Bana ihtiyaç var, ben isteniyorum, ben seviliyorum" şeklinde düşünmelidir. Bu duygunun etkili bir şekilde geliştirilmesi çocuk ile eğitici arasında önemli duygusal ve tepkisel ilişkinin doğmasına neden olur. Bu olumlu düşünce ve yaklaşım ile çocuğun hareket deneyimleri ile bireysel potansiyeli ortaya çıkarılabilir.

Amaçlı ve anlamlı biçimde düzenlenen hareket eğitimi programları çocuğun duygusal, toplumsal ve psikosomatik yönlerini etkiler. Hareket kavramı, spor, oyun, dans, alıştırma ve keşfedici hareketleri kapsar. Kısacası tüm insan hareketleri bu anlamdadır. Hareketler yolu ile elde edilen bu deneyimler kendi başlarına bir amaç değil büyüme ve gelişmede sürekli ve etkili temel bir araç olarak düşünülmelidir.

Zihinsel engelli çocuklarda büyüme ve gelişmeyi etkileyen önemli eğitsel yardımlardan biri de hareket deneyimlerinin kazandırıldığı beden eğitimi programlarıdır. Bu programların uygulanmasında pek çok güçlükler ile karşılaşılabilir. Uygun bir salonun bulunmayışı, yetersiz aletler, bu konuda yetişmiş bir öğretmenin bulunamayışı gibi nedenler ile bu tip etkinliklere etkin katılım sağlanamayabilir. Tüm güçlüklere rağmen çocukların genel gelişimine büyük katkılarına inandığımız beden eğitimi
programlarının mutlaka uygulanması gerekmektedir.

Bu programlar sırasında çocuk, program, eğitici konularında sürekli değerlendirmeler yapılarak, etkili programların ve tekniklerin ortaya çıkarılması mümkündür. Öğretmenler çocuk ile sıcak ilişki kurup onlara güven verecek şekilde tepkilerini ayarlamalı, çalışmalar sırasında çocukların kendi vücut parçalarını tanımalarına yardımcı olmalıdırlar. Ayrıca çocuklarda bireysel farklılıklar göz önünde bulundurularak, hareketler basitten zora, oyun düzeninden kurallı hareketlere doğru düzenlenmelidir. Öğretmen hareketler sırasında çok iyi model olmalıdır. Kısa komutlar vererek ve sinyal araçlarından yararlanarak hareketin başlangıç ve bitiş noktalarını belirtmelidir. Hareket öğretimi sırasında öğretmen, çocuğun emniyetini sağlamalı, fiziksel olarak yakın olmalı, çocuğu cesaretlendirmeli ve hareketin sonunda çocuğu ödüllendirmelidir.

Bir beden eğitimi programında üç aşamadan geçilir.

1. Harekete sürükleyici etkinlikler: Çalışmalara genellikle harekete sürükleyici etkinlikler ile başlanır. Yürüme, koşma, sıçrama gibi zindelik verici hoşa giden aktiviteler yapılır. Uygun vücut tutuluşu ve doğru hareket yeteneği kazanılan bu hareketler, mümkün olduğu kadar çeşitli olmalıdır. Aynı zamanda çalışmanın bu aşamasında neşeli bir atmosfer ve canlılık olmalıdır. Bu aşamayı takiben işlevsel egzersizler yaptırılmalıdır.

2. İşlevsel egzersizler: İşlevsel egzersizler eklemleri hareketlendirme, kasları güçlendirme için yapılan hareketlerdir. Öğretmen hareketlerin amaca ulaşması için kontrollü olmalı ve hareketlerin canlı bir biçimde yapılmasını sağlamalıdır. Hareketler sırasında eller, kollar, omuzlar, bel, kalça, bacaklar, ayak bilekleri ve ayaklar çalıştırılmalıdır.

Hareketlerde eklemleri çalıştırmanın yanı sıra esnekliğe de yer verilmesi gerekir. Hareketler taklidi yaptırılabilir. Ayrıca çeşitli küçük aletler de kullanılabilir.

Hareket dizileri program boyunca basitten, zora doğru seçilir. Hareket dizileri farklı vücut parçalarına ait olabilir. Çocuklar bir diziyi iyice öğrendikten sonra diğer bir diziye geçilebilir.

3. Grup etkinlikleri: Grup etkinlikleri çalışmanın en önemli aşamasıdır. Çocukların yaş düzeyleri, gelişimsel özellikleri göz önüne alınarak, gelişimi destekleyen ve oldukça fazla beceriyi içeren çalışmalar planlanabilir. Bu bölümde yaş ve gelişimsel düzeye uygun olarak beden eğitiminin herhangi bir dalı ile ilgili uygulamalar yaptırılabilir.

Yeteneklerine ve gelişimsel özelliklerine göre çocuklar gruplara ayrılır. Yeteneklerde farklılık bile olsa öğretmen alt ve üst düzeylerde hareket yaptırabilir. Çalışmalar sırasında gelişmiş çocuklar diğerlerine yardımcı olabilirler. Böylece çocuklara işbirliği yapmaları için fırsat tanınır.

Ayrıca, öğretmen hareketler sırasında çocuklara başarılı olduklarını sık sık hissettirmelidir. Genel olarak grup etkinliklerinin avantajları şunlardır. Hareketlerde çeşitlilik vardır. Sınırlı araçlardan en iyi şekilde yararlanılır, çocuklara daha çok alıştırma olanağı verilir. Çalışmalarda grup ne kadar küçük olursa çalışma da o ölçüde başarılı olur.

Doç.Dr. Nergis GÜVEN

Not: Daha önceki bültenlerimizde
yayınladığımız konular için tıklayın!

Yukarı


Nice Mutlu Yıllara!


 

İçimizden Biri...

23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Önümüzde bir bayram sevinci var yaşanacak çocuklarımızın. Kimi mutlu kimi hüzün dolu. Kimi belki de düşünecek bayram sevinci yaşarken, bombaların altında bayram göremeyen kardeşlerini.

Sıcak ve gergin günlerin yaşandığı bugünlerde değişmeyen bir şeyler var yine diye düşünüyor insan. Ve bir çocuk geçmişten bir şiir mırıldanıyor sanki beynimizde.

KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim, kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem, göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki kağıt gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin, Şeker de yiyebilsinler.

N. Hikmet (1956)

Bir bayramı daha çocuklarımızla böyle karşılıyoruz. Ulusal Egemenliğimiz ve geleceğimiz çocuklar; her ikisini de birbirine ne güzel yakıştırmış Mustafa Kemal. Ve bizler her ikisine de ne kadar uzağız!

Düşler ve Umutlar

Duyduk ki Çinli engellilerin gösterileri "My Dream" varmış. Merak etti kimimiz seyrettik doyasıya. Engellerine rağmen nasıl gerçekleştirdiklerini gördük düşlerini. Kimimiz izledik uzaktan, düşlerin gerçekleşmesi korkumuzdan.

Ne kadar yakın düşlerin geçekleştirilmesi bazen ve ne kadar uzak kimi zaman. İnandılar ve ortak düşlerini gerçekleştirdiler. Kimimiz şaşırdı, kimimiz hüzünlendi kendi çocuğuna bakarak " Demek ki düş değilmiş inandıkları" dedik içimizden.

Birileri geldi, başardı ve gitti. Bir yenisini görene dek hafızalarımızın derinliklerine atacağız belki de gördüklerimizi, hatırladıkça içimiz acımasın diye. Ne rahattık halbuki kendi köşemizde. Kaderimize razı yaşarken huzur içinde. Şimdi yeniden umudumuzu dürttüler.

Bir şeyler yapmalı, düşleri gerçekleştirmeli! Baştan başlamalı her şeye. İşin kolayına kaçmadan ama. Ve yaşama sevincini yitirmeden. Umudu dürtmeli, umutsuzluğu yatıştırmalı.

Erdal ÖZKAN

Yukarı