Down Sendromu Nedir?
Özel Eğitim
Fizyoterapi
Dil Terapisi
Sık Sorulan Sorular
Aylık Bülten
Arşiv

 

 


Millet Cad. No. 11 D. 7 Yusufpaşa, Aksaray/İst.

Tel.: +90 212 632 74 45
Fax: +90 212 632 73 97

BankaHesap No.:
Vakıfbank Kuyubaşı Şb.
Hesap No.: 41357

Oluşturma tarihi
29.12.2001
Güncelleme tarihi
15.06.2002

designed by Murat Özkan

 
 
 
 

 

Çocuk ve Sorumluluk (Nisan 2002 Sayı: 14)
Sorumluluk; bireyin yaş, cinsiyet ve gelişim düzeyine uygun olarak yüklendiği -yüklenmek zorunda olduğu- görevleri yerine getirmesidir. Bu duygu erken çocukluk devrelerinden itibaren çocukta gelişir.

İletişim çatışmalarının nedenlerinden biri de birey olarak sınırlarımızı ve sorumluluklarımızı bilmemekten kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çocuk yetiştirirken dikkat etmemiz gereken en önemli noktalardan biri, çocuklarımıza neyi, ne zaman ve nasıl yapacaklarını (yani sınırlılıkları) ve davranışlarının sorumluluğunu almayı öğretmektir. Aile içinde sınır ve sorumluluklarının bilincinde olan çocuklar yarın toplum içinde de kendi sorumluluklarını üstlenen, başkasının haklarına saygı gösteren yetişkinler olacaklardır.

Ebeveynler olarak neler yapmalıyız?
1. Mesajınızı iletin: öncelikle çocuğunuzun, sizin ondan ne istediğinizi net ve açık bir şekilde bilsin. Örneğin;
Kardeşinle kavga etmeni istemiyorum.
Odanı toplamalısın.
Her gün bir saat ders çalışmanı istiyorum.
2. Şimdiye dek kullandığınız ve bir işe yaramayan cezalandırma yöntemlerini bırakın.
3. Çocuğunuza, istediğinizi yapmaz ise sonucun ne olacağını ve bundan da kendisinin sorumlu olduğunu söyleyin. Örneğin;
Kardeşinle kavga edersen sinemaya gidemezsin.
Odanı toplamazsan arkadaşlarınla buluşamazsın.
4. Söylediğiniz sözün arkasında durun ve asla yerine getiremeyeceğiniz sözler sarf etmeyin.

Büyük olasılıkla çocuğunuz ısrarla istemediğiniz şekilde davranacaktır. Ancak sizin dediklerinizi yapacağından emin olursa davranışını değiştirecektir. Siz tutarlı ve kararlı olduğunuz sürece çocuğunuz davranışlarının sonucundan kendisinin sorumlu olduğunu ve yapması gereken bir işi yapmazsa sonuçlarına katlanması gerektiğini öğrenecektir.

Bunların yanı sıra çocuğunuza ufak sorumluluklar yükleyin ve onları gerçekleştirmesinde kendisine yardımcı olun. Bu sorumlulukların üstesinden gelme yeteneğini gösterirse onu taktir etmeniz, ilgi ve şefkatinizin artması yanında birde bir işi başarmış olmanın doğuracağı mutluluk ve gurur duygusu ona cesaret verecek ve gittikçe daha önemli sorumluluklar yüklenmeye yöneltecektir. Sorumluluk alanlarında çocuğun çabalarına saygı gösterip kendi başına düşünüp sorunları çözmesi sağlanmalıdır. Bu arada ebeveynlerin bir sorumluluk duygusu kavramına sahip olduğunu göstermesi ve tutarlı davranışlar sergilemesi çocuk üzerinde son derece belirgin bir etkiye sahip olacaktır.
Pedagog Arzu Akyüz


Çocuklarda Disiplin Uygulaması
Disiplin; çocuk eğitiminin önemli bir parçasıdır. İlgi alanı ise davranışı etkili bir şekilde ele almaktır. Bu nedenle disiplin çocuğun gelişiminde önemli bir rol oynar. Disiplinin üç temel amacı vardır. Bunlar:
1-Sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek
2-Benlik değerinin temelini atmak
3-Başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine saygı göstererek model görevini gerçekleştirmek olarak sınırlanabilir.

Disiplin aile içindeki denge ve düzenin oluşturulmasında büyük önem taşır. Ancak disiplin çoğunlukla "cezalandırma" ile eşdeğer zannedilir. Her ne kadar bu kelime kuralcılık anlamına gelse de, disiplin gerçek anlamda çocuğun topluma uyumu üzerine yoğunlaşmakta ve davranışlarını yönlendirmeyi amaçlamaktır. Disiplin; çocuğa istenen davranış alışkanlıklarını öğretmek, kendi kendini yani iç denetimini sağlamaktır. Bu ise dıştan zorlamayla olmaz. Önemli olan içselleşmiş bir sorumluluk duygusunun çocukta oluşturulmasıdır.

Gelişim süreci içinde çocuk, zihinsel gelişimi için ilgileneceği bir faaliyet arar. Sıkıldığında yaptığı bazı davranışlar, yaramazlık ve zarar verici davranış olarak adlandırılır. Oysa çocuk hiçbir şey yapmamaktansa zaman zaman kötü şeyler yaşamayı yeğler, başka bir deyişle ona göre herhangi bir uyarım veya heyecan, canını acıtacak türden de olsa hiç yoktan iyidir.

Çocuk disipline alıştırılırken, onun gelişimine bağlı sınırlılıklar göz önüne alınmalıdır. Özellikle erken çocukluk yıllarında çocuğun ihtiyacını belirlemek ve davranışın altındaki nedeni bularak davranışın değişimini sağlamak anne baba kadar çocuğu da tatmin eder. Benlik kontrolü ve anne babanın isteklerine cevap verebilme yeteneği zamanla kazanılır. Anne-baba uygun davranışı sergilemesi için çocuğa model oluşturarak, sınırlarını belirleyerek, açıklama yaparak yardımcı olabilir. İstenmeyen davranış karşısında hoşnutsuzluğun belirtilmesi çok zorunlu hallerde cezaya başvurulması beklenir. İstenen davranışı sergilediğindeyse olumlu yüz ifadesi ve övücü sözlerle değerlendirilmesi, çocuğun davranışının şekillendirilmesinde etkili olabilir.

Disiplin, tutarlık-esneklik ikilemlerini içerir. Bir yandan çocuğa kurallar tutarlı bir şekilde verilmeli aynı zamanda çocuğa biraz da esneklik payı tanınmalıdır. Örneğin, okulöncesi çocuğu kazağını asmayı unutabilir. Böyle durumlarda yetişkin esnek davranabilmeli ve kabul edici ve hoşgörülü bir davranışla karşılıklı güven ilişkisi sağlanmalıdır. Zor ve şiddet kullanarak davranış yönlendirmeyi amaçlayan anne-baba,

a-Çocuğun kendilerine karşı öfke korku ve kızgınlık içinde olmasına sebep olur.
b-Çocuğa saldırgan olmayı ve sorunları şiddet yoluyla çözmeyi öğretir.
c-Zayıf vicdan ve ahlak gelişimine neden olur.

Çocuğa disiplin bilinci verilirken, istenmeyen bir davranış olduğunda çocuğa ceza yerine başka seçenekler sunulmalıdır. Yetişkinin koyduğu kurallar açık, basit ve uygulanabilir olmalıdır. Aynı zamanda çocuk yönlendirilirken tutarlı davranmalı ve olumlu davranışlar övülmelidir. Tutarsız olduğunuz süre, ne kadar ileri gidebileceğinizi denemek için, çocuğunuz pek çok davranışında davranış bozukluğu gösterecektir. Sizi Õçılgına çevirmekÕ için elinden geleni yaptığını sanabilirsiniz, oysaki amacı hiçbir şekilde sizi tedirgin etmek değildir. Çocuğunuz yalnızca kurallar tarafından korunup korunamayacağını anlamak için deneyler yapmaktadır. Rahatlaması, sizin tutarlı davranışlarınız aracılığıyla ona yeterince güçlü ve kendisiyle ilgili olduğunuzu hissettirmenize bağlıdır.

Davranışı yönlendirirken yapılan ilk hata, yanlış davranışı görmezden gelme, ikinci hataysa ilk çare olarak cezaya başvurmaktır. Eğer çocuk yanlış davranışta bulunuyorsa bir nedeni vardır. Çocuk bunu ifade edecek yaştaysa onu dinlemeli, daha küçükse bu davranışın altındaki nedenler tahmine çalışılmalıdır. Yaramazlık yapan çocuk bir ihtiyacı dile getirmek -anne ve babanın dikkatini çekmek- için bu davranışı gerçekleştirmektedir. Eğer çocukla iletişim kurulup, olumsuz davranışı konusunda onu uyardıktan sonra da davranış devam ediyorsa, burada anne babaya yönelik bir amaç ya da mesaj vardır. Çocuk ebeveynin hoşlanmadığı davranışla onu cezalandırmaktır.

Kabul edilmez bir davranışla karşılaşıldığında onun yerine kabul edilir bir davranışı koymak yerinde olur. Örneğin; cam sürahiyle oynayan çocuğa kızmak-ya da saklamak- yerine, aynı büyüklükteki plastikle oynamasına izin vermek gibi. Bir diğer önemli nokta, çocuklar anne ve babalarının tüm davranışlarını aynen kopya ederler. Korku ve kaygılarını da, coşku ve olumlu huylarını da. Çocuklar modelden taklit yoluyla öğrenirler. Onlar için ÒeylemÓ ÒsözdenÓ daha etkilidir. Çocuk duyduğunu değil, gördüğünü öğrenir ve uygular.

Gelişimsel geriliği olan çocuklarda ise değiştirilmek istenen davranışlar tutarlı, dengeli ve sevgi dolu bir yaklaşımla değiştirilebilir. Olumsuz bir davranışın değiştirilerek, olumlu bir davranış halini alması belki daha uzun zaman alacaktır. Başlangıç aşamasında, istenmeyen davranış düzelme gösterene kadar daha sık tekrarlanabilir. Ancak tutarlılık ve süreklilik, çocuğa olumlu davranışların kazandırılmasında ebeveyne yardımcı önemli faktörlerdir.

Bilinmelidir ki, yeni davranışlar küçük, kararlı ve tutarlı adımlarla yetişkin bir model eşliğinde kazanılabilecektir. Ayrıca, birlikte olunan zamanlarda gerçekleşebilecek istenmeyen davranışların görmezden gelinmesi ve iyi davranışların övülmesi, yeni davranışların kazanılmasına yardımcı olacaktır.

Unutulmaması gereken en önemli kural, çocuğa uygulanan disiplini sevgi temeli üzerine inşa etmektir.
Pedagog Arzu AKYÜZ


Not: Haluk Yavuzer, "Çocuk Eğitimi El Kitabı" yararlanılabilecek bir kitap.

<< Bir önceki sayfa